mermer gibi

adj. like marble, marbly, marmoreal, marmorean

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • mermer gibi — beyaz, parlak, sert, sağlam ve pürüzsüz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mermer — 1. is., jeol., Ar. mermer 1) Bileşiminde % 75 ten çok kalsiyum karbonat bulunan, genellikle beyaz, renkli ve damarlısı da olan, cilalanabilen, billurlaşmış kireç taşı Mermerler sanki binlerce yılın gurup ve şafaklarının pembesini eme eme utanan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mermersi — sf. Mermeri andıran, mermere benzeyen, mermer gibi, mermerimsi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kireç — is., ci, Far. gireç 1) Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO) Duvarlar kireç badanalı idi. S. F. Abasıyanık 2) Kalsiyum hidroksit, Ca(OH) Birleşik Sözler kireç fabrikası kireç kaymağı kireç… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bırakmak — i 1) Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak 2) nsz Koymak Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı. T. Buğra 3) Bir işi başka bir zamana ertelemek Gezmeyi haftaya bıraktık. 4) Unutmak Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım? 5) Bulunduğu yeri veya durumu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hare — is., esk., Far. ḫāre 1) Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak. O. Rifat 2) Üzerinde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nato — sf., Rum. Söz dinlemez, söz anlamaz, taş gibi kafa anlamlarındaki nato kafa, nato mermer deyiminde geçen bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nefes nefese — zf. Soluk soluğa Mermer merdivenleri nefes nefese çıkıp elektrik düğmesine basarken kalbi ... yırtılacak gibi çarpıyordu. Ö. Seyfettin Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller nefes nefese kalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sütun — is., mim., Far. sutūn 1) Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon Terasın mermer sütunlarından birine dayanmış,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yaprak — is., ğı, bit. b. 1) Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler Dökülmüş yapraklar, bozulmuş bağlar / Bülbülün konduğu dallar perişan. Karacaoğlan 2) bit. b. Sarma… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.